Bu yazıyı yazmamın amacı içimdeki duyguları biraz olsun siz ağabeylerim, kardeşlerimle paylaşabilmek…
Bugün güne başlarken Seyrantepe’den geçtim. Gerçekten güzel, gösterişli bir stat olmuş… Aklıma daha önce yaşadığım bir olay geldi…
Bundan 3 yıl önce bir arkadaşımın ısrarları ile Kadıköy’de rakip takımın maçını izlemeye ikna oldum. Arkadaşımın özel şöförünün kullandığı araçla Saraçoğlu’na gittik. Kendilerinin locaları olduğundan dolayı 5 yıldızlı otel oto parkı tadında bir otoparka girdik. Orada bey diye hitap edilerek karşılandık…
5 yıldızlı bir asansör ile üst kata çıktık. Arkadaşımda büyük bir hevesle bana stadı gezdirdi. Özel yemek yerleri, lüks mağazalar, özel dinlenme odaları, tertemiz tuvaletler… Derken deri koltukların bulunduğu localarına girdik. İçerde bir bayan artık bize hizmet ediyordu.
Derken maç başladı. Bir çoğu içerde televizyondan deri koltuklarına oturup izlemeyi tercih etti… Biz dışarıdaki deri koltuklarda oturduk. Arkadaşım bana nispet yaparcasına ; kardeşim üşüyorsan hemen ısıtıcıları yakalım dedi… Derken devre arası oldu. Bana yemek yer misin dedi. Menüde ne vardı ?
Ekmek arası köfte ? Döner ? Ya da çekirdek? Statta döner yiyelim ayıp olmasın dedim. Aman tanrım döner tabakla geldi. Derken maç bitti arkadaşım döndü ve bana gördün mü bizim büyüklüğümüzü dedi… Güldüm, dedim ahh be kardeşim sen buna büyüklük diyorsun demek. Gel ben sana birde ŞEREF BEY stadında bir günümü anlatayım dedim. Yeşilyurt’ta beklersin sarı dolmuş sırası sana gelmez. Varırsın Taksim’e elinde bir bayrak, başlarsın yürümeye. Yokuştan aşağıya, oradan ver elini BEŞİKTAŞ. Menüde 2 bira, bir ekmek arası köfte. En pisinden. Oradan gidersin stada, hava yağmurlu, donarsın titremekten ama iki satır haykırdın mı sevgini orada gerek yoktur ısıtıcıya! Bastı mı Beşiktaş aşkının ateşi yüreğini, yanarsın zaten. Birde Beşiktaş yenilirse tüm günün yorgunluğu üstüne yürürsün bu sefer yokuş yukarı dolmuşların oraya.. Birde beklersin sıra.. Bunca eziyetin üstüne varırsın evine. Bir çorba içer yatarsın gece. Yattığında ayaklarının altı su toplasa da, içindeki Beşiktaş aşkı ve sevgisi unutturur her şeyi!
İşte bugün Seyrantepe’den geçtim. Hayırlı olsun yeni stadları. Gerçekten çok güzel, eminim güzel yemekler, güzel deri koltuklar ve daha fazlası vardır. Isıtıcılar bile vardır, ısınırlar.
Ama kendi kendime dedim ki ; babam doğru söylemiş. Evin değeri içindeki mobilyalardan anlaşılmaz oğlum, evin değeri içindeki birlik ve beraberlik içtenlik ve huzurdur…
Bizim evimiz sizinkilerden farklı… Bizim evimizin kolonlarının sağlamlığı, birliğimizden beraberliğimizden gelir.
BİRLİĞİMİZ BERABERLİĞİMİZ DAİM OLSUN...
Mehmet Nuri Develier
17 Ocak 2011 Pazartesi
3 Ocak 2011 Pazartesi
2011'E Dair.
2010 bitti ne zaman başladı ne zaman bitti derken bitti gitti işte. Genel anlamda bakarsak Siyah'ın Beyaz'a atar yaptığı ve Siyah'ların Beyaz'lara farkı koyduğu bir yıl oldu aslında. Sene iyi başlamadı iyide devam etmedi arada sırada reklamvari güzellikler oldu. Yeni tanınan güzel insanlar falan derken 2010 bitti fazla 2010u uzatmayada gerek yok aslında giden gitmiştir gittiği gün kaybetmiştir.
2011 geldi işte. Herkes'de bi "yılbaşında napcan muhabbeti döndü falan derken bir halt yapmadım evdeydim kafamı dinledim kardeşim en güzelide oydu zaten. Ntv'de sürekli eski şarkıların düet'leri evde yenen tavşanka beraber geldi 2011. -hindi yoktu tavşanla idare ettik- . Kaldı ki 2010un son günlerini büyük bir yıkımla geçiren son 1haftada baya sıkıntı yaşıyan birisi olarak şu senenin bitmesini benden çok kimse isteyemezdi herhalde.
2011'de Beyaz'ın Siyah'a 1903boy fark attığı sağlığı olan huzuru bol olan cepte paranın eksik olmadığı -he para demişken piyango'dan ikramiyede aldık- Beşiktaş'ın kupadan kupaya konduğu Dublin'de final oynadığını görmek umuduyla.
2011 geldi işte. Herkes'de bi "yılbaşında napcan muhabbeti döndü falan derken bir halt yapmadım evdeydim kafamı dinledim kardeşim en güzelide oydu zaten. Ntv'de sürekli eski şarkıların düet'leri evde yenen tavşanka beraber geldi 2011. -hindi yoktu tavşanla idare ettik- . Kaldı ki 2010un son günlerini büyük bir yıkımla geçiren son 1haftada baya sıkıntı yaşıyan birisi olarak şu senenin bitmesini benden çok kimse isteyemezdi herhalde.
2011'de Beyaz'ın Siyah'a 1903boy fark attığı sağlığı olan huzuru bol olan cepte paranın eksik olmadığı -he para demişken piyango'dan ikramiyede aldık- Beşiktaş'ın kupadan kupaya konduğu Dublin'de final oynadığını görmek umuduyla.
29 Aralık 2010 Çarşamba
Formayı Çıkarın Çıplak Oynayın...
Beşiktaş Basket Takımı bugün Beşiktaş formasına Arma'sına ihanet etmiştir.. Evet paralarını alamadıkları doğru ve bu yüzden herkes onları haklı gördü ama paralarını alamıyorlar diye üstlerindeki Kutsal Formaya ihanet etmeye kimsenin hakkı yok. Sizin alacağınız 3-5 kuruş Beşiktaş'tan değerli değil.
Hafta içinde yapılan paramızı alamıyoruz açıklamasından sonra maçı protesto etmek nedir. Bunun bir açıklaması varmıdır. Evet paranızı alamadığınız doğru ama bu takımda 1sene boyunca para alamayan Hentbolcularıdamı örnek almadınız.
Şu an bunları yazıyoruz çiziyoruz ve ne yazık ki haklıyız. Eğer birazcık onurunuz gururunuz şerefiniz varsa hiç gelmeyin İstanbula. O forma'yı hiçbiriniz haketmiyorsunuz...
Hafta içinde yapılan paramızı alamıyoruz açıklamasından sonra maçı protesto etmek nedir. Bunun bir açıklaması varmıdır. Evet paranızı alamadığınız doğru ama bu takımda 1sene boyunca para alamayan Hentbolcularıdamı örnek almadınız.
Şu an bunları yazıyoruz çiziyoruz ve ne yazık ki haklıyız. Eğer birazcık onurunuz gururunuz şerefiniz varsa hiç gelmeyin İstanbula. O forma'yı hiçbiriniz haketmiyorsunuz...
Yarın yapılacak şey çok basit aslında.
Kulüp toplayacak oyunları gelin bakalım kardeşim senin ne kadar alacağın var şu kadar alın kardeşim paranızı dicek paraları verdikten sonrada ek olarak "şimdi bu kapıdan çıkın bir dahada Beşiktaş'ın kapısından içeri girmeyin" diyecek. hiçbiriniz Beşiktaş'tan daha büyük değilsiniz...
Kulüp toplayacak oyunları gelin bakalım kardeşim senin ne kadar alacağın var şu kadar alın kardeşim paranızı dicek paraları verdikten sonrada ek olarak "şimdi bu kapıdan çıkın bir dahada Beşiktaş'ın kapısından içeri girmeyin" diyecek. hiçbiriniz Beşiktaş'tan daha büyük değilsiniz...
Önce parayı hakedin sonra boykot yapın hakkınız yok o parayı almaya.
adam gibi oynamayacaksanız da defolun gidin! Cevher,Ogilvy,Ignerski, Bekir hepiniz.
adam gibi oynamayacaksanız da defolun gidin! Cevher,Ogilvy,Ignerski, Bekir hepiniz.
15 Aralık 2010 Çarşamba
8 Aralık 2010 Çarşamba
Vikiliks Oley Oley Oley...
VİKİLİKS
Geçenlerde Hakan abi ile otururken bi anda "lan vikiliks'i duydunmu" dedi. O ne abi dedim bilmediğim için -bi an radyonun resimlisi- demesinden korktum. Bazı belgeler varmış onları ortaya çıkarıyomuş falan diye kabaca bi anlattıkdan sonra eve gidince netten bi bakarım vardır herhalde bi mantıklı açıklaması diye eve doğru yöneldim.
Meğerse bütün dünya vikilis çılgınlığı ile çalkalanıryormuş ve benim bundan daha yeni haberim oluyordu. -Not: haydarpaşanın yandığınıda bi sonraki gün öğrenmiştim şaşılcak bi durum değil yani-. Neyse konu dağılmasın netten bi baktım falan ve klasik Türk yaklaşımı "amerikanın oyunu bunlar abi" yorumları ile karşılaştım. Bütün kirli çamaşırları ortayamı ne çıkarıyomuş galiba anlamadım bende ama baya eğlenceli birşeye benziyor.
Okurken bi ara Sarkozy ile ilgili birşeyler çıktı falan diye gördüm ama şu an ne dediler tam hatırlamıyorum. Bizim başbakan içinde bi yerde 8tanemi ne hesabı var demişler sonra muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu bunları koz olarak kullanırken başbakan Tayyip Erdoğan resmen atar yapmış Kılıçdaroğluna. Yayınlanan o kadar belgeden sonra acaba bizimde kenarda köşede bi yanlışımız varmı diye kendi kendime söylenirken sol tarafımdan bir işaret "amerikanın işi gücü yok senin yanlışınla ilgilencek" diye söylendi.
Neyse fazla bilgi sahibi olmadığımız için detaya inemiyorum. Ama zaman içerisinde bu vikilis olayı dahada ayyuka çıkar bizde nedir ne değildir öğreniriz. Ama bildiğim birşey varki Türkiye'nin şu 2003'den sonrası için (Akp hükümeti zamanında) çıkarılcak belgeler devam ederse veya Başbakan yada Muhalefet ile ilgili iddaalar ortaya atılırsa çarşı karışır hemşerim.
not: vikiliksin Beşiktaş'ın yeni transferi olduğunu sanan fenerlilerede şunu söylüyorum; Babamın bir sözü vardır "insanda 2gram beyin olursa böyle mala bağlamaz" diye. demekki o bile yok abi.
Geçenlerde Hakan abi ile otururken bi anda "lan vikiliks'i duydunmu" dedi. O ne abi dedim bilmediğim için -bi an radyonun resimlisi- demesinden korktum. Bazı belgeler varmış onları ortaya çıkarıyomuş falan diye kabaca bi anlattıkdan sonra eve gidince netten bi bakarım vardır herhalde bi mantıklı açıklaması diye eve doğru yöneldim.
Meğerse bütün dünya vikilis çılgınlığı ile çalkalanıryormuş ve benim bundan daha yeni haberim oluyordu. -Not: haydarpaşanın yandığınıda bi sonraki gün öğrenmiştim şaşılcak bi durum değil yani-. Neyse konu dağılmasın netten bi baktım falan ve klasik Türk yaklaşımı "amerikanın oyunu bunlar abi" yorumları ile karşılaştım. Bütün kirli çamaşırları ortayamı ne çıkarıyomuş galiba anlamadım bende ama baya eğlenceli birşeye benziyor.
Okurken bi ara Sarkozy ile ilgili birşeyler çıktı falan diye gördüm ama şu an ne dediler tam hatırlamıyorum. Bizim başbakan içinde bi yerde 8tanemi ne hesabı var demişler sonra muhalefet lideri Kemal Kılıçdaroğlu bunları koz olarak kullanırken başbakan Tayyip Erdoğan resmen atar yapmış Kılıçdaroğluna. Yayınlanan o kadar belgeden sonra acaba bizimde kenarda köşede bi yanlışımız varmı diye kendi kendime söylenirken sol tarafımdan bir işaret "amerikanın işi gücü yok senin yanlışınla ilgilencek" diye söylendi.
Neyse fazla bilgi sahibi olmadığımız için detaya inemiyorum. Ama zaman içerisinde bu vikilis olayı dahada ayyuka çıkar bizde nedir ne değildir öğreniriz. Ama bildiğim birşey varki Türkiye'nin şu 2003'den sonrası için (Akp hükümeti zamanında) çıkarılcak belgeler devam ederse veya Başbakan yada Muhalefet ile ilgili iddaalar ortaya atılırsa çarşı karışır hemşerim.
not: vikiliksin Beşiktaş'ın yeni transferi olduğunu sanan fenerlilerede şunu söylüyorum; Babamın bir sözü vardır "insanda 2gram beyin olursa böyle mala bağlamaz" diye. demekki o bile yok abi.
6 Aralık 2010 Pazartesi
bursa Sorunsalı.
Olmayan Rakibin Olmayan Düşmanlığı...
Bugün İstanbul ciddi bir sınav verdi. Ama bu sınav ne bir lider'i ağırlamak nede bilmemnerenin reisicumhurunu karşılama tören idi. Süper ligde Beşiktaş ile -sözüm ona büyük takım- bursa arasındaki maç şu an ülkenin gündeminde önemli bir yer tutmuş durumda. 7 yıldır stadımıza gelemeyen bursa bu sezon gelmek istiyordu. Aslında bizim duruşumuz belli idi. Beşiktaş taraftarı bursaya gitmeden onlar buraya gelemezdi. Ama ne hikmetse bir türlü iki takımın ligdeki ilk maçı bursada oynanmıyordu. Bu sene gelicekler diye bir haber çıktı. Kaldi ki biz hafta başından başlayıp çarşambaya kadar zaten Sami Yen modunda çıkamamaıştık tam o moddan çıktık ve bu haber düştü heryere. Bursalılar asıcaz kesicez nidaları ile maça hazırlanırken bizim tarafdanda bilet alacaklarını falan söylüyorlardı. Aslında yaptıkları Beşiktaş üzerinden prim yapmaktı ki biz biliyoruzki "bursa bize ne dost ne düşman nede rakip olabilir. fasulyeyide nimetten sayıcaksak işimiz var abi."
Gün içinde bir çok olay yaşanmış bunlardan fazla haberimiz olmadı stad içinde karşılıklı söz düellosundan sonra bi anda koltukları kırmaya başladılar. Ama bunu kimse görmemiş olacakki maç sonrası Büyük Beşiktaş Taraftarına "katil" "cani" gibi yakıştırmalar yapılmış hatta bazıları dahada ileri gidip "terörist" yakıştırmasını yapmış. Anlayamadığımız konu şu ; Beşiktaş taraftarı'nın kale bile almadığı daha doğrusu bursanın kendi kendine gelin güvey olmasından doğan bu sorunu başka bir deyişle fasulye olmalarına rağmen kendilerini nimetten sayan bursalılara yaptıklarımız bütün ülkeye dert olmuş. Asi Ruh belgeselinde Ayhan Abi (Ankaralı Ayhan) çok açık bir dille açıklıyor aslında bir çok şeyi. "Bize saldırmayan insana asla saldırmadık saldırmayız ama her zaman nevs-i müdafa hakkımızda vardır" diye anlatıyordu Beşiktaş Taraftarı'nın tutumunu.
Şimdi Beşiktaş'a Beşiktaş'lıya bu şekilde ağır ithamlarda bulunan basın'a bursaspOr taraftarına ve internette yazan çizen insanlara şunu söylüyorum;Beşiktaş taraftarı bir gruba yada bir topluluğa bir saldırıda yada eylemde bulunuyorsa bu kişi yada grup bunu zaten haketmiştir. Kaldı ki biz bursayı zaten rakip olarak görmüyoruz adamlar kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar sağolsun bizim halkımızda fasulyeyi nimetten sayıyor. İşte fasulyeyi nimetten sayarsak böyle olur. He yaşananlar iyimi hayır değil hoş olaylar değil ama yine yeni yeniden söylüyoruz üstüne basa basa ;Beşiktaş taraftarı bir gruba yada bir topluluğa bir saldırıda yada eylemde bulunuyorsa bu kişi yada grup bunu zaten haketmiştir...
Bugün İstanbul ciddi bir sınav verdi. Ama bu sınav ne bir lider'i ağırlamak nede bilmemnerenin reisicumhurunu karşılama tören idi. Süper ligde Beşiktaş ile -sözüm ona büyük takım- bursa arasındaki maç şu an ülkenin gündeminde önemli bir yer tutmuş durumda. 7 yıldır stadımıza gelemeyen bursa bu sezon gelmek istiyordu. Aslında bizim duruşumuz belli idi. Beşiktaş taraftarı bursaya gitmeden onlar buraya gelemezdi. Ama ne hikmetse bir türlü iki takımın ligdeki ilk maçı bursada oynanmıyordu. Bu sene gelicekler diye bir haber çıktı. Kaldi ki biz hafta başından başlayıp çarşambaya kadar zaten Sami Yen modunda çıkamamaıştık tam o moddan çıktık ve bu haber düştü heryere. Bursalılar asıcaz kesicez nidaları ile maça hazırlanırken bizim tarafdanda bilet alacaklarını falan söylüyorlardı. Aslında yaptıkları Beşiktaş üzerinden prim yapmaktı ki biz biliyoruzki "bursa bize ne dost ne düşman nede rakip olabilir. fasulyeyide nimetten sayıcaksak işimiz var abi."
Gün içinde bir çok olay yaşanmış bunlardan fazla haberimiz olmadı stad içinde karşılıklı söz düellosundan sonra bi anda koltukları kırmaya başladılar. Ama bunu kimse görmemiş olacakki maç sonrası Büyük Beşiktaş Taraftarına "katil" "cani" gibi yakıştırmalar yapılmış hatta bazıları dahada ileri gidip "terörist" yakıştırmasını yapmış. Anlayamadığımız konu şu ; Beşiktaş taraftarı'nın kale bile almadığı daha doğrusu bursanın kendi kendine gelin güvey olmasından doğan bu sorunu başka bir deyişle fasulye olmalarına rağmen kendilerini nimetten sayan bursalılara yaptıklarımız bütün ülkeye dert olmuş. Asi Ruh belgeselinde Ayhan Abi (Ankaralı Ayhan) çok açık bir dille açıklıyor aslında bir çok şeyi. "Bize saldırmayan insana asla saldırmadık saldırmayız ama her zaman nevs-i müdafa hakkımızda vardır" diye anlatıyordu Beşiktaş Taraftarı'nın tutumunu.
Şimdi Beşiktaş'a Beşiktaş'lıya bu şekilde ağır ithamlarda bulunan basın'a bursaspOr taraftarına ve internette yazan çizen insanlara şunu söylüyorum;Beşiktaş taraftarı bir gruba yada bir topluluğa bir saldırıda yada eylemde bulunuyorsa bu kişi yada grup bunu zaten haketmiştir. Kaldı ki biz bursayı zaten rakip olarak görmüyoruz adamlar kendi kendilerine gelin güvey oluyorlar sağolsun bizim halkımızda fasulyeyi nimetten sayıyor. İşte fasulyeyi nimetten sayarsak böyle olur. He yaşananlar iyimi hayır değil hoş olaylar değil ama yine yeni yeniden söylüyoruz üstüne basa basa ;Beşiktaş taraftarı bir gruba yada bir topluluğa bir saldırıda yada eylemde bulunuyorsa bu kişi yada grup bunu zaten haketmiştir...
3 Aralık 2010 Cuma
Daha Beter olduğunuz günleride göreceğiz.
Şimdi kanalları geçerken habertürk'de "Türkiye'nin Nabzı" diye bir programda "cimbom ruhunu arıyor"diye bi tartışma içine girmişler. o kadar çok olumsuz durumdan bahsettiler ve içimden şu sözler geçti sadece. "BETER OLUN" 8-0'ı şerefsiz şampiyonlukları unutmayan daha doğrusu yaşayan bir nesil'den duyan birisi olarak gerçek düşmanın sen olduğunu ve "beter olucak" birisinin varsa onunda sen olduğunu anlamak için kahin olmaya gerek yok...
GÜCENME...
GÜCENME...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
