30 Kasım 2010 Salı
Bir Derbi'nin ardından...
Bayadır yazamıyorduk malumunuz vizeler falan vardı bitirdik şimdi 17 ocak gününe kadar boş olmakla beraber "şimdi onlar düşünsün" mantığı ile hareket ediyor ve sadece matematikten kaldığımı en azından gidişatın o yönde olduğunu belirtmek istiyorum.
Vizeler bitti falan ama konu o değil. -yıldızdan taksime kadaaaaaaaaaaaaaaar- neyse konuyu fazlada lakayıtlaştırmadan yazalım. Malum samiyen yıkılıcaktı -samiyen yıkılsın toplu konut yapılsın- neyse cem kendine gel. Bizde dedik son kez bi görelim bi hatıra da bize kalsın falan ayağına gittik. Aslında inanırmısınız bilmem ama hiç kazanacağımıza dair bir umut yoktu içimde ve son güne kadar gitme taraftarıda değildim. Derken çalan bir telefon ve o arada geçen ve beni tanıyan bi çok kişinin bildiği klasik sahne derken yanımdaki dostlara ""ee yarın kaçta gidiyoruz" diye yapılan bi girişten sonra maç sabahı 12 gibi semte gelindi. Daha sonra kahvaltı falan derken zaman geçirmecenin akabinde gitmeden son bi yemek ve ver elini ASY.
Biraz meşakatli yollardan gidiş sokaklarda yapılan gereksiz daha doğrusu istem dışı delikanlılıklar (detay isteyen varsa özelden gelsin) derken sonunda girişe ulaştık. Giriş demeye 1903şahit gerek oda ayrı bi konu. Hani inşaatlar olur ya yada şantiyeler böyle hafiften ormanı andırır uçurumvari bi yanı vardır falan işte aynen öyle bi yerden girmeye çalıştı 1160'ı biletli biletsizleri bilmiyorum ama şu var elinde herhangi bir organizasyon bileti olanın bile rahat gireceği hatta bileti olmayanın bile girdiği bi stad. (pardon stad'dı olacaktı orasıda kalmadı artık)
Maçın teknik detayına girmeye gerek yok çünkü teknik detayı tartışcak vakit bulamadık hala "yıldızdan taksime kadaaaaaaar" dolaşıyoruz oda ayrı bir konu. O stada en son gittiğimde deplasman tribünü numaralı tarafındaydı görülen o ki baya bi değişmiş iyide olmuş hani. Veni Vidi Vici derler ya hani işte onu yaptık bizde ve aramızdaki konuşmalarda "en son kim koydu" yada "o stadda en son kim'e yenildin" gibi nağmeler ile hatırlanacak orası bizim için.
Son söz olarak Soner Sarıkabadayı'ya seslenmek istiyorum. Arkadaş şarkının bu şekilde bi dönüşüme uğrayacağını ve bir çok Beşiktaş'lının şarkını unutum "yıldızdan taksime kadaaaaaaaar" diye girişler yapacağını bilseydin bu şarkıyı yazarmıydın.
28 Kasım 2010 Pazar
20 Kasım 2010 Cumartesi
Çile Kartalım Çile...
Kısa bi ara dedik ama Beşiktaş ne ara vericek zaman bırakıyor nede düşünmeden geçebilcek bi an. He fenamı olurdu bugün buraya takım şöyle iyiydi böyle güzeldi diye yazsak başlığımızı ""yıldızdan taksime kadaaaaaaaaaaaaaaaarrr"" diye yazsak vs.vs.vs.
Şimdi ilk olarak Dayı'dan başlayalım. Schuster'e bir başka güveniyordum ben aslında hani ne bileyim adam'ın duruşu falan güven veriyordu ama bugün kaybedilen 2puan'ın sorumlusu öncelikle Schuster'dir. sonuçta elinde Bobo'dan başka forvet yokken senin fatih tekke'yi sırf kendi ego'n uğruna kadroya almamanın bi açıklaması yok. bura senin babanın çiftliği derler adama. Schuster'in değişikliklerine gelince yapıcak bişey yok abi guti cezalı bobo sakat yusuf sakat falan derken mecbur erhan'a kalıyor falan. ama yok abi bugün bence ilk suç Schuster Dayı'nın.
diğer suçlulara gelince en başta holosko geliyor zaten. yıllar önce bize geldiğinde -o güne lanet okuyorum artık- bu adam Beşiktaş'ı şampiyonluğa taşır diyorduk ama şimdi bu adam bizi şampiyonlukdan ediyor. kısaca Beşiktaş çağ atlamışken hala holosko Beşiktaş forması ile devam ediyor futbol hayatına.
tabata mesela. adam verilen paranın altında eziliyor abi klasik cümle ama durum bu yani. olmuyor olmuyor olmuyor söyleyecekde fazla söz yok zaten.
toraman mesela o adamdan stoper olmayacağını biliyoruz hepimiz dimi bunda hemfikiriz. o yediğimiz ilk golde adam bunun üstüne geliyor bu geri geri gidiyor lan vur indir gör kartını ya. bok var fair play'cilik oynuyosun.
takımda forvet yok mevzusuna geleceğim yine. tabatanın sağ açık nobrenin ön libero quaresma'nın forvet oynadığı bir maç izledik ilk yarıda. el oğlu atar gider derlerdi ya harbi öyle. o kaçan 2gol'den sonra halama dönüp bak futbolun acı kuralıdır "atamayana atarlar" demeye kalmadan 2yi yedik ama Q7 olmayınca üretkenlik adına bişeyde olmuyor olan pozisyonlarıda zaten tabata ile holosko kaçırıyordu. hani hep diyoruz ya "pascal ruhlu forvet" diye işte öyle biri lazım bize -sahada kanını akıtıcak cinsten-
Gökhan sana gelince heryerde şerefsizdin konyaya gelmişsin ama yine aynı değişen bişey yok. ziya doğan sana gelince azıcık delikanlı olsaydında takımına ayağa kalkmalarını söyleseydin -bak maçı bırak ver demiyorum ERKEK gibi oynasanız yeterdi-
neyse olan oldu şu saaten sonra konuşca bişey yok sözüm ona HAYAT DEVAM EDİYOR
Şimdi ilk olarak Dayı'dan başlayalım. Schuster'e bir başka güveniyordum ben aslında hani ne bileyim adam'ın duruşu falan güven veriyordu ama bugün kaybedilen 2puan'ın sorumlusu öncelikle Schuster'dir. sonuçta elinde Bobo'dan başka forvet yokken senin fatih tekke'yi sırf kendi ego'n uğruna kadroya almamanın bi açıklaması yok. bura senin babanın çiftliği derler adama. Schuster'in değişikliklerine gelince yapıcak bişey yok abi guti cezalı bobo sakat yusuf sakat falan derken mecbur erhan'a kalıyor falan. ama yok abi bugün bence ilk suç Schuster Dayı'nın.
diğer suçlulara gelince en başta holosko geliyor zaten. yıllar önce bize geldiğinde -o güne lanet okuyorum artık- bu adam Beşiktaş'ı şampiyonluğa taşır diyorduk ama şimdi bu adam bizi şampiyonlukdan ediyor. kısaca Beşiktaş çağ atlamışken hala holosko Beşiktaş forması ile devam ediyor futbol hayatına.
tabata mesela. adam verilen paranın altında eziliyor abi klasik cümle ama durum bu yani. olmuyor olmuyor olmuyor söyleyecekde fazla söz yok zaten.
toraman mesela o adamdan stoper olmayacağını biliyoruz hepimiz dimi bunda hemfikiriz. o yediğimiz ilk golde adam bunun üstüne geliyor bu geri geri gidiyor lan vur indir gör kartını ya. bok var fair play'cilik oynuyosun.
takımda forvet yok mevzusuna geleceğim yine. tabatanın sağ açık nobrenin ön libero quaresma'nın forvet oynadığı bir maç izledik ilk yarıda. el oğlu atar gider derlerdi ya harbi öyle. o kaçan 2gol'den sonra halama dönüp bak futbolun acı kuralıdır "atamayana atarlar" demeye kalmadan 2yi yedik ama Q7 olmayınca üretkenlik adına bişeyde olmuyor olan pozisyonlarıda zaten tabata ile holosko kaçırıyordu. hani hep diyoruz ya "pascal ruhlu forvet" diye işte öyle biri lazım bize -sahada kanını akıtıcak cinsten-
Gökhan sana gelince heryerde şerefsizdin konyaya gelmişsin ama yine aynı değişen bişey yok. ziya doğan sana gelince azıcık delikanlı olsaydında takımına ayağa kalkmalarını söyleseydin -bak maçı bırak ver demiyorum ERKEK gibi oynasanız yeterdi-
neyse olan oldu şu saaten sonra konuşca bişey yok sözüm ona HAYAT DEVAM EDİYOR
14 Kasım 2010 Pazar
Kısa bi ara...
Başlık kendini belli ediyor aslında. Vizeler başlıyor bayram'ın bitiminde onlara çalışmak lazım sıkıntı olur yoksa ciddi anlamda. Şu sıralar radikal kararlar veriyorum hayatımda aslında ama bunları alenen belirtmeye gerek yok şimdilik.
Sağlıcakla kal ey sevgili okur. Sana şimdiden İyi Bayramlar. Vizeler sonrası açığı kapatırız konular uzun zaten yazıcak çok şey var.
Sağlıcakla kal ey sevgili okur. Sana şimdiden İyi Bayramlar. Vizeler sonrası açığı kapatırız konular uzun zaten yazıcak çok şey var.
30 Ekim 2010 Cumartesi
The Answer...
Neyse geldi gitti dönemini fazla uzatmaya gerek yok herkes zaten yeterince hatta gereğinden fazlasıyla biliyordu olanı biteni. Allen Iverson Beşiktaş'da idi. Uğruna sabahladığım küçükken bana ve bi çoğumuza basketbol'u sevdiren The Answer Beşiktaş'ta. İnsana şaka bi hatta bi rüya gibi geliyor uyanmak istemiyor insan.
Dün akşam saatlerinde kesinleşen transferden sonra şöyle bi bakındım internete forumlara falan bakmaz olaydım arkadaş ya. Quaresma ve Guti'yi aldığımızda yapılan o aptalca holiganizim dolu yorumlar devam ediyor. Lan Iverson'a kötü diyen adamı Allah çarpar ya. Adam yaşlıymış diyolar antu'da (Damir Mrsiç kaç yaşında diye sorarlar adama). Karıya kıza düşkünmüş,içkisi kumarı varmış gece hayatı çok fazlaymış. Lan sanki adamla bi ömür beraberdiniz ya. Nba'da MVP ödülü alan bi adam'ı bile kötülüyoruz bok atıyoruz ya harbiden bravo bize.
Neyse biz Iverson'u keyfini çıkaralım. Adam 3*5güne gelicek akabinde Akatlar renklilerle dolucak. Sadece benim 20den fazla arkadaşım ""kankaaaaaa biletini alırım ben gidelim lan şu adamı izlemeye ıverson olm boru değil""dedi. Şimdi sıra Beşiktaş taraftarında. Dün forza'da nasıl tribüne çağıralım diye düşünüyordu taraftar. Benim nacizhane görüşüm bütün salonun MVP MVP MVP diye çağırmasından yana ama şuda fena olmazdı hani ..
Allen Allen Allen Iverson fenerın anasını Allen Iverson
20 Ekim 2010 Çarşamba
Dom Dom Kurşunu...
Şimdi kendi kendinize ""ne alaka lan"" diye söylenebilirsiniz. Malum Domates fiyatları uçmuş durumda pazarda 6lirandan aşşagıya domates bulmak imkansız. Ulan ne oldu da bu domates bu kadar pahalı oldu onu bilmiyorum zaten onu bilsek bi şekilde fiyatları aşşağıya çekmek için bir şeyler yapardık. Ben yazar geçerim aga.
Evde oturuyorum internete bakınıyorum haberleri falan okuyorum falan derken acıktım akabinde canım tavuk döner çekti. Evde de kimse yoktu dedim gidiyim dönerciye. Her zaman gittiğim dönerciye gittim selam verdim falan derken hiç sormadan getirir Adem Abim sağolsun. Tam döneri yemeye başlıyorum bide baktım ana domates yok içinde. Domates olmadan sofraya bile oturmayan ben döner'in içinde domates'i göremeyince direk sordum abiii domates nerde diye hay sormaz olaydım dedim sonra kendi kendime. Abi bi başladı anlatmaya yok domates şöyle pahalı kilosu 8lira oldu falan benimde iştahım kaçtı resmen.
Neydi domates diye soranlara kısa yoldan karın doyurmak için bire bir dediğim lan hiç bisey yapamıyosan ekmek arası domates koy ye dediğim 5*6 tane erkeğin bi araya toplandığı ve ne yiyelim olum diye konuşmalara başlandıgında direk akla gelen MENEMEN denen ismi garip yemeğin Altın malzemesi idi. Tavuk Döner'in İskender'in vazgeçilmez aparatıydı vs.vs.vs. Ama şimdi öyle bi hale gelmişizki ""insanların bütün bir pazar alışverişini bitirdiği paraya sadece 1kilo domates alınıyor"" Zaten hormonlu olan domates arkadaş tanesi 250gram nerdeyse yani kabaca 4tane domates 8lira yapıyor.
Neyse fazla uzatıp canınızı canımızı sıkmıyorum zaten iyice kötü durumdayız.
16 Ekim 2010 Cumartesi
Varsın Olsun Üstümüzden Gitmesin Keder...
ya ne diyimki abi. bi hoca düşün ki bi kaleci kazanayım derken 2 kalecisini birden kaybedicek. Maç kadrosunda bobo-nobre ikilisini görünce kendi kendime iyi baskılı oynayacağız erkenden bu maç kopar dedim. akabinde 6dk saldıran takımımız 7.dakikada gol yedi. akabinde saldırdık ve yoktan var ettik falan gol geldi.
Anlayamadığım konu şu Hakan formsuz ve çok kötü bi dönem geçiriyor. Belli bi süre şu adamı oynatma hocam yoksa iki kalecimizdende olacağız. Tabata iyi oynadığı bir maçda yaptığı bir aptallık ve amatörlük yüzünden sarı gördü. Kendini yere atmana ne gerek vardı tabata.
İkinci yarı başlıyor yine ilk yarıda old. gibi saldırıyoruz 6dk ve 7.dakikada gol yiyoruz hobaaaa gel şimdi çıkar bu golü şimdi derken dünyada bence yeri olmayan bi taktik yüzünden 3.golü yiyoruz. Hakan bence 2goldede hatalı ama ne kızıyorum nede küfrediyorum. Çünkü kendime yakıştıramıyorum Beşiktaş'ın oyuncusuna küfretmeyi. Tabi skor 3*1 olunca hurrraa saldırıyoruz ve akabinde 4e 5e gidicek bir maç olacak ama atamıyolar falan. Akabiden 80*90 arası bi baskı varki o baskı maçın genelinde olsa bu maç kopardı zaten. 10dakikada kaçan akıl almaz goller derken Fabian çıkıyor sahneye yine 3*2 oluyo ve ayrıldığımız mekan'ın dışından takip ediyoruz maçı. Önce nobre yada holosko hatırlamıyorum ama arka arkaya kacan goller ki o holosko'nun kaçırdığı gol'e akıl sır erdiremiyorum. Akabinde düdük çalıyor ve maç bitiyor inönü'de şey pardon Fi Yapı İnönü stadında kaybettiğimiz 2.maç olarak kayıtlara geçiyor.
Son söz olarak Holosko'nun su takıma sağladığı katkıdan daha fazlasını hasta yatağımdan sağlarım.
Anlayamadığım konu şu Hakan formsuz ve çok kötü bi dönem geçiriyor. Belli bi süre şu adamı oynatma hocam yoksa iki kalecimizdende olacağız. Tabata iyi oynadığı bir maçda yaptığı bir aptallık ve amatörlük yüzünden sarı gördü. Kendini yere atmana ne gerek vardı tabata.
İkinci yarı başlıyor yine ilk yarıda old. gibi saldırıyoruz 6dk ve 7.dakikada gol yiyoruz hobaaaa gel şimdi çıkar bu golü şimdi derken dünyada bence yeri olmayan bi taktik yüzünden 3.golü yiyoruz. Hakan bence 2goldede hatalı ama ne kızıyorum nede küfrediyorum. Çünkü kendime yakıştıramıyorum Beşiktaş'ın oyuncusuna küfretmeyi. Tabi skor 3*1 olunca hurrraa saldırıyoruz ve akabinde 4e 5e gidicek bir maç olacak ama atamıyolar falan. Akabiden 80*90 arası bi baskı varki o baskı maçın genelinde olsa bu maç kopardı zaten. 10dakikada kaçan akıl almaz goller derken Fabian çıkıyor sahneye yine 3*2 oluyo ve ayrıldığımız mekan'ın dışından takip ediyoruz maçı. Önce nobre yada holosko hatırlamıyorum ama arka arkaya kacan goller ki o holosko'nun kaçırdığı gol'e akıl sır erdiremiyorum. Akabinde düdük çalıyor ve maç bitiyor inönü'de şey pardon Fi Yapı İnönü stadında kaybettiğimiz 2.maç olarak kayıtlara geçiyor.
Son söz olarak Holosko'nun su takıma sağladığı katkıdan daha fazlasını hasta yatağımdan sağlarım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



